29 Kasım 2013 Cuma

Pratik El Aletleri

"Banyo dekorasyonu, diğer dekorasyon türlerine göre daha hafif ve önemsiz görünse de, en az salon ya da yatak odası dekorasyonu kadar önemlidir. Her noktaya dikkat etmek ve görüntüsü ve işlevselliği ile mutlu edecek bir banyo dekore etmek gerekir.



İnsanlar, özellikle de biz kadınlar, için banyo mesaisi bir hayli önemlidir. Temizlendiğimiz, süslenme seanslarımızı gerçekleştirdiğimiz, güzelliğimizi ortaya çıkardığımız yerdir. Bu yüzden, bu kadar fazla vakit geçirdiğimiz bir yerin dekorasyonu da bizi memnun edecek seviyede olmalıdır. Hem estetik açıdan banyoya beğenmeli ve vakit geçirirken rahatsız olmamalı, hem de yüksek derecede fonksiyonellik elde edip banyada geçirdiğimiz zamanı tasarruflu kullanmalıyız. Sonuçta yaşam temposu içinde bir de banyoda geçirdiğimiz vakitleri uzatırsak, yaşamak için zaman bulamayız.

Bence banyoda ilk dikkat edilmesi gereken nokta dolaplar ve ayna takımıdır. Dolapların az yer kapayan ve olabildiğince eşya alanları hayat kurtarıyor. Örneğin ben tüm temizlik malzemelerini, banyo malzemelerini ve kendi kişisel bakım eşyalarımı banyo dolabımda tutuyorum. Bu bana hem alan kazandırıyor hem de bakım yaparken git-gel olmadığı için pratiklik sağlayıp zaman kazandırıyor. Kenyap banyo dolap takımlarını çok beğeniyorum. Hem fiyatları uygun hem de estetik ve pratikler. El aletleri ile kurulumu yapılan bu dolap takımlarını size de tavsiye ederim.




Banyonuzu doğru dekore ettiğinizde, hem kullanımı daha kolay hem de vakit geçirmesi daha keyifli bir hale geldiğini göreceksiniz."

İçiniz Üşümesin

Kasım ortası oldu ve soğuklar başladı.

Aslında tam kıvamında bir yaz geçirmiştik. Ne çok sıcak ne de çok soğuk bir yaz geçirip keyfimiz yerinde içeceklerimizi yudumlamıştık. Bu mevsim normalleri bizi, yıllardır süren "Küresel ısınma dünyanın dengesini bozdu, artık mevsim geçişleri yok oldu. Artık sadece yaz ve kış var, onlar da çok sıcak ve çok soğuk oluyor" düşüncesinden yavaş yavaş uzaklaştırmıştı. Bugünlere kadar... Sonra birden kışın gelmesi tekrar yeni iklimi gösterdi bize.
Kasım ayının ortalarında başlayan soğuklarla birlikte ısınma konusu da tekrar gündeme geldi. Geçmişte soba gibi klasik yöntemler vardı. Bizim çocukluğumuzda evlere sadece tek soba kurulurdu ve tüm aile o sobanın etrafına toplanırdı. Şehirleşmeyle birlikte birçok yeni ısınma sistemleri ortaya çıktı. Merkezi ısınma sistemi, kombiler, klimalar ve güneş enerjili ısınma sistemleri şehir hayatında bize yardımcı oluyor.

Ben evde klima kullanıyorum. Bana kalırsa modern ısınma sistemleri arasında en rahat olanı. Tamamen kişisel ayarla kullanıldığı için merkezi sistemdeki gibi başkalarına bağlı kalmıyoruz. Daha önce oturduğum apartmanda merkezi sistem kullanılıyordu ve ben yakmak istemediğim zamanlarda dahi yakıldığı için para ödemek zorunda kalıyordum. Bu açıdan çok rahatım. Bir de klima fiyatları el yakmadığı için en mantıklı seçim onlar gibi geliyor bana.
Dondurucu soğuklar yaklaşıyor. Eğer ısıtma sisteminizi hazırladıysanız hemen işe koyulun, içiniz üşümesin.

Bahçe Mobilyaları ile Gelen Konfor

Bahçe mobilyaları olmadan bahçenin keyfi çıkmaz. Güneşli günlerde bahçe şemsiyesinin altında oturup yakın arkadaşlarla sohbet etmek, insanı bu dünyadaki bütün sıkıntı ve stresten arındırıyor. Bahçe mobilyaları ile her zaman keyifli vakit geçirmek mümkün. Yaz aylarında sıcaktan bunaldığınızda bahçe mobilyalarınıza kurulup serinliği hissedebilirsiniz. Geceleri ise ay ışığı altında içeceklerinizi yudumlarken hiç olmadığınız kadar iyi hissedersiniz kendinizi. Çimenlerle bezeli bahçede spor yapmak, yemek yemek, parti vermek herkese çok iyi gelir.

Bahçe Mobilyaları


Sevdiklerinizle birlikte mangal partisi yaptığınızda bahçenizin değerini çok daha iyi anlayacaksınız. Bahçede bulunan hamak da herkesi rahatlatır. Hamakta uzanıp kitabınızı okurken bu dünyadan uzaklaşırsınız. İş stresi, hayat kaygısı derken hepimiz stres yüklü insanlara dönüşüyoruz. Farkında olmadan kendimizi sıkıyoruz ve bu sıkıntılar moral bozukluğuna neden oluyor. Kendimize pek fazla zaman ayıramıyoruz. Hobilerimizle ilgilenemiyoruz. Rahatlama sağlayamadığımızdan ötürü hep gergin oluyoruz.

Buharlı Temizleyici


Bu duruma son vermek için bahçeye çıkıp temiz hava almayı deneyin. Bahçede kuş seslerini dinleyip, bahçe mobilyalarına uzanıp gökyüzünü izleyin. Göreceksiniz, bu size çok iyi gelecek. Eğer büyük bir bahçeniz varsa havuz kenarında oturup güzel müzikler dinleyebilirsiniz.Hayat artık hiç olmadığı kadar güzel.

Ev içi temizlikle de çok vakit harcamaya artık gerek yok. Teknolojik aletler sayesinde her işimizi çok kısa sürede yapabiliriz. Örneğin buharlı temizleyici ile evinizin her yerini çok hızlı bir şekilde temizleyebilirsiniz. Üstelik buharlı temizleyici son derece hijyenik. En son teknoloji ürünü bu buharlı temizleyiciler kadınlar tarafından sıklıkla tercih ediliyor.

4 Kasım 2013 Pazartesi

Tüm Statüleri Yerle Bir Eden Bayram: Cadılar Bayramı

Paganlara özgü bir kutlama olan Cadılar Bayramı yıllar içerisinde Hristiyanlarca da benimsenerek bir gelenek halini aldı.  31 Ekim tarihinde dünyanın pek çok yerinde kostümlerle kutlanan bu bayram son derece dikkat çekici. Genellikle ilginç kostümler giyilip, abartılı makyaajlar yapılarak kutlanan bu bayram bir festival havasında geçer. Kostümü olmayanlar kostüm kiralayarak geceye katılabilirler. Herkesin bir simgesinin olduğu bu bayram kimisi melek, kimisi şeytan, kimisi bir film karakteri olabilir. Tanınmamak için maskeli bir kostüm de seçebilirsiniz. Gecenin sonunda maskenizi çıkardığınızda herkesi şoke edersiniz böylece.

Cadılar Bayramı

Çocukların ürkütücü kostümler giyerek kapı kapı dolaşıp şeker topladığı Cadılar Bayramı, büyükler için de büyük bir eğlence kaynağı. Cadılar Bayramı'nın sembolü gülen bir balkabağıdır. İçi boşaltılan bal kabağı gülen surat şeklinde oyulur. Kapı kapı dolaşan çocuklar "şeker mi, ikram mı?" diye sorarlar. Ev sahipleri şaka diyecek olursa, çocuklar türlü şakalar yaparlar ve bunun karşılığında şeker alırlar. Bayramın simgelerinden biri de elma şekeridir.

Cadılar Bayramı


Son derece eğlenceli bu bayramda iş yerinizdeki müdürünüzü kırmızı bir panter kostümü içerisinde görebilirsiniz. Bu durum da insanların yetki ve statülerinden vazgeçişin güzel bir örneğidir.

7 Ekim 2013 Pazartesi

Ankara Yanıyor, La!



Emrah Serbes'in "Her Temas İz Bırakır" ve "Son Hafriyat" kitaplarından yola çıkarak senaryolaştırılan ve kısa sürede fenomen haline gelen Behzat Ç., ikinci sinema filmi ile izleyicilerinin karşısına çıkıyor.

Erdal Beşikçioğlu tarafından canlandırılan, aykırı ve kural tanımayan; yanlış gördüğü şeylere karşı kendi bildiği şekilde mücadele eden cinayet komiseri Behzat Ç., kısa sürede -özellikle genç kitle tarafından- çok sevildi. Dizinin reytingleri çok yüksek olmasa da sosyal medyada aldığı destek, inanılmaz ölçüde büyüktü. 3 sezon süren dizi, ülkede daha önce hiçbir dizinin söz etmeye cesaret edemediği şeyleri konu etti, sözünü hiç sakınmadı. Haliyle, fazla sivrildi, birilerinin canını çok sıktı. Yayıncı kanal 3. sezon devam ederken baskılara dayanamadı Behzat Ç. bitmeye zorlandı. Behzat Ç. bitse de, etkisi ve gönüllerde yarattığı yangın baki kaldı.

2012 yılında "Behzat Ç - Seni Kalbime Gömdüm" ile ilk sinema filmini sunan ekip, dizinin bitiminden sonra da "Behzat Ç - Ankara Yanıyor"la tekrar izleyicisi ile buluşuyor.

1 Kasım 2013'te vizyona girecek filmin ilk fragmanı geçtiğimiz hafta yayınlandı.



Erken bitmesi ile tadı damaklarda bırakan ekip, bakalım Ankara Yanıyor ile beklentileri karşılayabilecek mi?

19 Eylül 2013 Perşembe

Huzurlarınızda Majesteleri...

Tarih boyunca pek az sporcu her spor dalının meraklıları tarafından böylesine tanınmış ve kabul görmüştür. Yine çok az sporcu bir spor dalını böylesine domine etmiş ve o spor dalının en büyüğü olarak tanımlanmıştır. İşte Micheal Jordan böyle bir oyuncu.



Kuzey Karoline Üniversitesi'nin basketbol takımındaki dikkat çeken performansı sonrası NBA draftlarına katılan Jordan, 1984 draftında Chicago Bulls tarafından seçilerek resmen NBA oyuncusu oldu. Daha ilk yılından itibaren oyunuyla ligde dikkat çeken Jordan, deneyim kazandıkça ligi domine etmeye başladı. Chicago Bulls ilk şampiyonluğunu 1991 yılında kazanan oyuncu, devam eden iki yılda da şampiyonluğu kazanarak üst üste üç şampiyonluk kazanma başarısını gösterdi. Babasının ölümünden sonra, babasının çok sevdiği beysbola yönelmeyi seçen Jordan, 1993-94 sezonunda basketbolu bırakıp profesyonel beysbol oyuncusu oldu. Fakat asıl alanının basketbol olduğunu anlayıp 94-95 sezonunda tekrar basketbola döndü.96-97-98 sezonlarında takımıyla tekrar şampiyonluklar yaşayan Jordan, 98 senesinde basketbolu bırakma kararı aldı. Basketbolu bıraktıktan sonra sahalardan kopamadı ve NBA'in o zamanki yeni takımlarından Washington Wizards takımının hisselerini satın aldı. İçindeki oynama aşkının bitmediğine karar verip 2001'de ortaklarından olduğu Washington Wizards takımında tekrar sahaya çıktı. Bu takımda 2 sezon basketbol oynadıktan sonra temelli olarak sahalara veda etti.

Jordan'ı farklı kılan şeyler, kendisinden önce yapılması hayal bile edilemeyen şeyleri yapmasıydı. Havada adeta asılı kalarak yaptığı elastik hareketler, top hakimiyeti ve rakibin belini kıran cross-over'ları, bloklanması imkansız olan geri çekilerek yaptığı atışlar ve en önemlisi tam bir 'Winner' olması. Kariyeri boyunca onlarca son saniye galibiyeti, hatta ve hatta son saniye şampiyonluğu getirdi Jordan. En büyüğü ve hafızalarda en çok yer edeni sanırım Utah Jazz'a karşı son saniyede attığı ve şampiyonluğu getiren basketiydi.




11 Eylül 2013 Çarşamba

El Aletleri Rahatlığı

''Ev tekstilinin en önemli ve vazgeçilmez parçalarından bir tanesi de nevresim takımları modelleridir. Nevresim takımları yatak odası modasının en popüler ürünleri arasında yer alır. Her mevsime uygun farklı renk ve desenlerde nevresim takımları ile odalarımızı daha şık bir hale getirmeye çalışırız. Ben de her mevsime uygun farklı renk ve desenlerde nevresim takımları satın almaya çalışıyorum.''